Teknik Dalış Özelinde Ekipman Seçimi

Teknik Dalışa başlayalım başlamasına da, ekipman olarak yeni nelere ihtiyacım var? Nelere dikkat etmeliyim? Tüm SCUBA ekipmanım çöp mü olacak? O kadar da değil merak etmeyin :)




Teknik Dalış ekipmanı dediğimiz ürünlerin aslında standart scuba ekipmanından farkı yok, hepsinin amacı sualtında yaşamamızı sağlamak. Genel prensiplerde farklılıklar var, bunları kısaca listelersek;

  • Yedeklilik

  • Sadelik - optimizasyon

  • İşlevsellik

Ne demek istiyoruz; önce yedeklilik ile başlayalım. Teknik Dalış'ta planlamada olduğu gibi malzeme seçiminde de yedeklilik önemli bir kriter. Scuba dalış ekipman konfigürasyonu ile karşılaştırdığımızda, artık sadece regülatörün ikinci kademesini değil, tüm ekipman setini yedekli hale getirmeyi amaçlıyoruz. Regülatör örneğinden devam edelim, scuba dalışlarında ahtapot diye isimlendirdiğimiz ikinci bir ikinci kademe regülatörümüz vardır. Bunun ana amacı dalış eşimizle hava paylaşımı yapabilmek ve sonuçta solumamızı sağlayan ekipmanı olası bir soruna karşı bir nebze yedeklemek. Tabi burada sadece ikinci kademeyi yedeklemiş oluyoruz. İş teknik dalış safhasına gelince ise, birinci kademeyi de yedeklemek adına dip gazımızın bulunduğu tüpteki birinci kademeyi de yedekliyoruz. Yeri geliyor yedeklilik anlamında; yedek maske, palet, fener gibi ekipmanlar alabiliyoruz yanımıza. Tam da bu noktada konu sadelik ve optimizasyon prensibine geliyor. Yanımıza fazladan ekipman almak her zaman çok tercih edeceğimiz bir durum değil. Dalışın amacına ve risklerine uygun yedeklilik optimizasyonu yapmamız lazım. Üzerimizde her yerimizden sallanan ekipmanlar olursa, takılmalara karşı çok açık oluruz. Zaten yanımızda yöremizde yeterince tüp olacak, her birinde birer regülatör ve manometre.. Bir de gereksiz malzeme alırsak yanımıza, dalış sırasında hem konforumuzu azaltacaktır hem de hatalara daha açık oluruz. Bu optimizasyonu nasıl yaparız da sadelik sağlarız sorusunun ise tam bir cevabı yok! Tecrübeniz arttıkça hem kendinizi daha iyi tanıyacaksınız hem de hangi riskleri ne zaman alıp alamayacağınızı anlayacaksınız. Olasılıkları değerlendirip seçimler yapmanız gerekecek. Bunun en doğru cevabı tecrübe...

Son olarak da işlevsellik, yani malzemenizin yapacağınız teknik dalışa uygun olması. Örneğin derin bir dalış planlıyorsanız düşük hacimli maske tercih edebilirsiniz, regülatörünüz derin dalışa uygun olmalı. Sadelikle paralel olarak seçimler yapılmalı, yanımıza shaker gibi üzerimizde salınacak ekipmanları almamalıyız.


Şimdi biraz daha detaylı olarak ekipmanlar özelinde incelemeler yapalım...

Maske-Palet-Şnorkel

Dalışın ABC'sinden başlayalım. Öncelikle maskeyi konuşalım. Genel kabul, çift camlı düşük hacimli maskelerin tercih edilmesi yönündedir. Düşük hacimli maske, elbette maske eşitleme adına faydalı olacaktır. Yine de eğer kullandığınız maske sadelik prensibine uygunsa, yan camları olmayan, dayanıklı bir maskeyse başlangıçta bu maskenizi kullanmaya da devam edebilirsiniz. Bazı teknik dalgıçlar, dalışın durumuna göre yanına katlanabilen maskelerden yedek olarak alır. Bunu da düşünebilirsiniz.


Palet konusu biraz daha detaylı. Paletlerin palası (yani ayak kısmından sonra uzanan ve esas gücü veren kısım), genişledikçe daha ağır yük taşımanızı sağlar, uzadıkça daha hızlı gitmenizi. Bu sebepledir ki, serbest dalış paletleri ince ve uzundur. Serbest dalgıcın üzerinde tüplü dalıcılar gibi ağır malzemeler bulunmaz ve minimum eforla uzun mesafe kat etmek ister. Scuba dalışlarında ise hız bizim için çok kritik değildir, ağırlığımızı taşıyabilecek optimum boy-genişlik oranında paletlerle dalarız. Bir paleti hem uzun hem geniş yaparsanız da amacına ulaşamaz. Teknik dalışlarda ise artık hızdan daha çok ağırlık taşımak daha önemli hale gelir. Ne de olsa üzerimizde bolca tüp, regülatör benzeri ekipmanlar var. Bu sebeple teknik dalışa uygun paletler daha kısa ve geniş palalı yapılır. Hıza da çok ihtiyacınız varsa artık scooter almanız gerekir :) Aynı zamanda standart uzun palalı paletler, mağara batık gibi ortamlarda "frog kick" yapsanız dahi tabandan silt tabakası kaldırmanıza sebep olabilir.



Paletler aynı zamanda pozitif yüzerlilikli ve negatif yüzerlilikli olarak da ayrışır. Teknik dalış paletleri, genel olarak kuru elbise ile kullanıldığı düşünülerek negatif yüzerlilikli olarak üretilir. Böylece kuru elbise ile ayakta hava birikmesinin önüne geçilir ve ayağa giden hava ile yüzerlilik toplamda dengelenir. Eğer sizin alışkanlığınız bu yönde değilse, yine de hem teknik dalışa uygun hem de pozitif veya pozitife yakın paletler bulabilirsiniz.

Eğer standart dalışlarda kullandığınız paletler, ortası yarık, balina kuyruğu şeklinde veya kendi değişimizle "allengirli" bir model değilse teknik dalışlarınızda başlangıç olarak kullanabilirsiniz. İlk aşamada yapmanız gereken yatırımlardan biri değil. Tecrübelendikçe, yapacağınız dalış türüne ve ihtiyacınıza göre karar vermek daha doğru olacaktır.


Şnorkel konusunu açmıyorum bile :) Özel bir sebebi olmadıkça, teknik dalışlarda şnorkel bulundurmak sadelik-optimizasyon prensibimizle çeliştiği için tercih edilmemelidir.


Denge Yeleği (BC)

Denge Yeleği (BC) yatırımı, belki de teknik dalışa başlarken yapmanız gereken en kritik yatırımlardan biri. Bir teknik dalış denge yeleğinde, standart denge yeleklerine göre olması gereken en temel özellik, çiftli tüp ile kullanılabilir olmasıdır. Hem kaldırma kapasitesi buna uygun olmalı, hem de denge yeleğinin ciğer genişliği ve sırtlığı yeterince geniş olmalıdır. Aynı zamanda çiftli tüp halkalarının takılması için delikler bulunmalıdır. Kaldırma kapasitesinin genel olarak en az 45 lb (21 lt) civarında olması gerekir.

Teknik dalışta aslında denge yeleği dediğimizde üç bileşenden bahsediyor olacağız; Ciğer - harness (koşum takımı) - backplate (sırtlık)

Ciğerlerden başlayalım. Ciğer aslında işin kaldırma kısmını yapan, içerisine hava dolan kısım. Teknik dalışa uygun denge yelekleri sırttan şişme yapıda üretilir. Bunlar da kendi içerisinde ciğerin tipine göre at nalı, kanat ve oval (donut) modeller olarak sınıflandırılır.

Yukarıda ilk görseldeki ciğeri At Nalı modeli olarak sınıflandırabiliriz. İkinci görseli kanat tip, son görseli de oval model olarak sınıflandırabiliriz.

Hepsi temelde aynı amaca hizmet ediyor, sualtında yüzerliliğimizi sağlamak :) Yine de aralarında bazı farklılıklar da bulunmakta. At nalı modelindeki ciğerler yapısı itibari ile genelde daha fazla kaldırma kapasitesi sunabilirken oval (donut) tasarımlı olan modeller daha derli toplu bir yapıdadır. Kullanıcılar, Donut modellerde özellikle ciğerin altında yer alan boşaltım valfinin daha verimli olduğunu belirtiyor. Kanat tip ciğerler su direncine daha maruz kalırken, yüksek kaldırma kapasitelerine çıkabiliyorlar. Farklı kullanıcılar farklı yorumlarda bulunabiliyor. Ciğer modeli seçmekten ziyade, seçeceğiniz ciğerin kullanım kolaylığını forumlardan araştırmanız daha doğru olacaktır.

Ciğer seçenekleri arasında, çift ciğerli BC sistemleri de bulunuyor. Bu BC'lerde çift inflatör bulunur. Amaç yine aynı; yedeklilik. Sualtında herhangi bir sebeple şişik olan BC ciğeri delinirse (ki şişik olan ciğerin delinme olasılığı daha yüksektir), sizi yukarı çıkarabilecek yedek bir ciğeriniz ve inflatörünüz vardır. Böylesi bir durumla karşılaşmak çok düşük ihtimal olsa da, dalışınıza göre gerçekten kritik bir önlem olabilir. Ne de olsa BC'niz olmadan onca ekipmanla tüple yukarı çıkmak hiç de kolay olmayacaktır.

Koşum takımı (harness) aslında tüm BC sisteminin üzerimize giyilebilmesi için üretilen, diğer parçalar bir arada tutan, omuz ve bel kolon kayışlarını içeren parçadır. Koşum takımının ciğere uyumluluğu kontrol edilmelidir. Pazarda çeşitli özelliklerde koşum takımları bulunabiliyor. Örneğin kiminde d-ring sayısı ve yeri istediğiniz şekildedir, kiminin omuz kayışları daha pratik ayarlanabilir veya konforludur. Sizin için önemli kriterleri kontrol ederek ciğerinizle uyumlu bir koşum takımı (harness) seçmek gerekiyor.

Backplate (sırtlık) ise bir tarafına tüpün bağlandığı, diğer tarafına sırtımızın geldiği parçadır. Temel olarak sert ve yumuşak sırtlıklar bulunur. Teknik dalışlarda hakim kullanım sert sırtlıklarladır. Özellikle tüp sisteminizi manifold ile yaptıysanız (birazdan ayrıca incelyeceğiz), bağımsız olarak BC kayışlarıyla bağlanmadıysa, manifold'un stabil kalabilmesi için sert sırtlık yine tercih edilmelidir. Yumuşak sırtlıkla teknik dalış yapılmaz demek ise doğru olmaz.

Sert sırtlıklarda malzemesine göre Çelik ve Alüminyum sırtlıklar bulunur. Çelik sırtlıklar daha sağlam ve daha ağır olarak karşımıza çıkıyor. Alüminyum sırtlık hafif olmasına karşı daha dayanıksız olduğu söylenir. Daha dayanıksız olduğu malzeme doğası gereği gerçek bir durum olsa da pratikte alüminyum bir sırtlığın kırıldığını vs duymadık :) Bu sebeple ağırlık konusu değerlendirme açısından daha kritik bir parametre. Kullanımınıza göre daha ağır veya hafif sırtlık tercih edebilirsiniz. Eğer teknik dalış sırasında ağırlık alma ihtiyacı hissediyorsanız çelik sırtlık tercih edebilirsiniz. Hafif olsun, taşıması kolay olsun belki uçağa da sokarım diyorsanız da alüminyum sırtlık tercih edilebilir. Tamamen kişisel seçim meselesi.


Tüp ve Tüpler

Standart bir teknik dalış disiplininde sırtınızda çiftli tüp, sağ-sol yanınızda stage (deko) tüpleri yer alır.


Öncelikle gelelim, neden çiftli tüp alıyoruz? Aslında bunun temel sebebi yedeklilik sağlama. Yan sebebi ise daha fazla solunum gazı bulundurmak, standart 12-15-18 litrelik tüplerin yetmemesi. Çiftli tüp tercihimizi, birbirinden bağımsız iki ayrı tüp şeklinde yapabileceğimiz gibi, izolatör manifold ile birbirine bağlanmış iki tüp şeklinde de yapabiliriz. Tabi ki izolatör manifold ile çiftli tüp sistemi kullanmak yedeklilik anlamında daha verimlidir. Kısaca bahsedelim; birbirinden bağımsız iki tüp kullanırsak, tüplerden sürekli birinden diğerine geçe geçe kullanmak gerekir. Örneğin 50 bar birinden, 50 bar diğerinden şeklinde ki, herhangi bir tüpte veya tüpe bağlı regülatörde sıkıntı olursa diğer tüpte solunum gazı bulunsun. Önce birini bitirip diğerine geçersek ve geçtiğimiz tüpte sorun yaşamaya başlarsak yedekliliğimiz bozulmuş olur. İzolatör manifold kullanırsak, herhangi bir problem olmadığı durumda manifold'u açık tutarak iki tüpü aynı anda kullanıyor oluruz. Bir tüpün vanasında veya tüpe bağlı regülatörde sıkıntı yaşanırsa da o tüpün vanası kapatılarak izolatör manifold bağlantısı sayesinde o tüp de kullanılmaya devam edilebilir.

Özet olarak; bir izolatör manifold'lu çiftli tüp yatırımı yapmanız tavisye ediliyor. İzolatör manifold'un eğilip bükülerek üzerine yük binmemesi önemlidir. Bu nedenle çiftli tüp kelepçesi diye anlandırılan, iki tüpü sabit aynı hizada tutan ekipmanın da kullanılması gerekir. Genel kullanım iki kelepçe seti ile tüplerin birbirine bağlanması şeklindedir.


Tüp tercihinde hacim ve malzeme seçiminin de farklı parametreleri var. Kesinlikle şu konfigürasyon seçilmelidir demek doğru değil. Tüplü dalışta olduğu gibi, çelik veya alüminyum olması, ağırlık ve bakım özelliklerini etkiliyor. Alüminyum tüpler bildiğiniz gibi 12 litrenin üzerinde standartta pek bulunmuyor. Bu anlamda önce hacim seçmek gerekir. Bu da sizin hava tüketiminize bağlı. 2*10 - 2*12 - 2*15 hatta 2*18 lt şeklinde farklı hacimler tercih edebilirsiniz. Tüp hacmini arttırdıkça sualtında daha çok vaktiniz olacak veya daha derine dalışlar gerçekleştirebilirsiniz. Tabi sırtınızda daha çok ağırlık olması demek. Bunların evden arabaya, arabadan tekneye/kıyıya taşınması gibi durumları da değerlendirmeye eklemek lazım, biraz ameleliğe hazır olmak gerekiyor :) Tüp hacim tercihinde, karışım gaz tablosu çıkaran bilgisayar programlarında örnek dalışlar planlayıp, dalacağınız derinliğe ve hava tüketim hızınıza göre ne kadar dip gazı, deko gazı ihtiyacınız olduğunu görebilirsiniz. Hava tüketim hızınızı, standart tüplü dalışlardan bildiğinizi varsayarsak, bunun %10 üzerini düşünmekte fayda var.

Ben bunların hiç birini yapmak istemiyorum, ortalama hava harcamam var, tüpüme göre dalışımı planlarım derseniz de ortalama 2*12lt bir tüp seti tercih edilebilir. Gaz karıştırma konusuna ayrıca değineceğiz ama şimdiden belirtelim, daha yüksek hacimli tüplerde daha düşük basınçlı karışımlar hazırlamak da mümkün olabilir, bu da gaz karıştırma açısından daha kolaydır ama standart ve tavsiye edilen bir yöntem değil. Gaz karıştırma yazısında ayrıca değineceğiz.



Deko tüpleri seçiminde de yine benzer kriterlerimiz var; hacim ve malzeme türü. Genel kullanım malzeme açısından alüminyum tüp kullanmak yönündedir. Zaten üzerimizde yeterince ağırlık var, bir de deko tüplerini çelik kullanmamak tercih edilir. Hacim konusuna gelirsek, genel kullanım 7 lt veya 12 litrelik tüpler yönündedir. Yine bilgisayar programları yardımıyla deko tüplerinizin de hacimlerine karar verebilirsiniz. Basit bir ipucu; 12 litrelik tüp seçerseniz standart dalışlarınızda da kullanabilirsiniz :)


Deko tüplerini üzerimize takmak için hazır bağlantı setleri bulunuyor. Bunlardan almak günümüzde gerçekten mantıklı bir tercih. Eskiden hazır böyle setleri bulamıyorduk. Kendimiz hazırlamaya çalışıyorduk. Siz de bu yöntemi tercih edebilirsiniz ama şimdiden uyarayım, astarı yüzünden pahalı olabilir. Temel olarak ihtiyacınız olan, deko tüpünü bir boyun kısmından bir de altından BC'nizin üzerindeki d-ring'lere takacak birer karabina, tüpü taşımak ve bu karabinaların bağlandığı kayış, kayışı tüpün alt tarafında sabitlenmesi için metal ayarlanabilir kelepçe (musluk/hortum kelepçesi diye de geçer) ve deko regülatör hortumlarınızın salınmasını engelleyen şambriyel/silikon bir bant.



Regülatör Sistemi

Çiftli Tüp (Dip Gazı) Üzerindeki Regülatör Sistemi


Konu regülatöre geldiğinde yine sizi bazı seçimler ve zorunluluklar bekliyor.

Öncelikle dipte soluyacağımız gaza yani çiftli tüplerimize bağlı regülatörleri ele alalım. Artık çiftli tüp kullandığımız için regülatör sistemimizin birinci kademesini de yedekleyebiliyoruz. Bu yedeklilik bize teknik dalışlarımızda güven sağlayacak.


Regülatör seçerken öncelikle tabi ki regülatörün performansı çok kritik. Almak istediğiniz regülatörle ilgili firmanın birçok test değerlerini paylaştığını göreceksiniz. Performans konusunda en değerli olan ise kullanıcı yorumları. Testlerdeki farklılklar sizi yanıltabilir. Mümkün olduğu kadar almak istediğiniz regülatörü daha önce kullanmış derin/teknik dalış tecrübesi olan kişilerden yorum almaya çalışın. Yerli ve yabancı forum sitelerini tarayın. Yine de unutmamak lazım, bazı forum sitelerinde yönlendirmeli yorumlar olabilir. Regülatörünüzün derin dalışta iyi performans verdiğinden emin olmak gerekiyor.


Regülatör seçiminde bir diğer konu ise INT veya DIN birinci kademe seçmek. Aslında bunu konuşmaya bile değmez, tercih çok net olmalı; DIN. Kısaca nedenlerine yine de değinelim. Öncelikle daha sade ve minimal yapıda olmaları DIN regülatörleri teknik dalışlarınızda tercih etmenizi gerektirir. Bu sayede takılmalara karşı da daha güvenli noktada olunur. Diğer bir sebebi ise DIN regülatörlerde o-ring sızdırmazlık problemlerine daha az rastlanması. Yapısı itibari ile, vana-regülatör arasındaki o-ring (sızdırmaz conta) regülatör üzerinde yer alır ve vananın içine doğru vidalanır.




Birinci kademe seçiminde bir diğer önemli nokta, tasarım. Tasarımdan kastımız yakışıklılık değil ama... daha çok hortum yerleşimleri diyebiliriz. DIN birinci kademe regülatörler genelde sabit tek parça halinde olan ve ince uzun 360 derece dönen kafaya sahip şeklinde olan birinci kademeler şeklinde tasarlanır. Sabit tek parça olan birinci kademeler daha oval bir alan işgal ederken, 360 derece dönen kafaya sahip birinci kademeler ince uzun silindirik bir yapıdadır. Dip gazı için seçeceğiniz iki birinci kademenin de benzer yapıda hatta eşlenik olması tercih edilir. Silindirik yapıdaki birinci kademeleri uzun kenarları hemen hemen yere paralel olacak şekilde tüpünüze bağlayabilirsiniz. Döner kafaları sayesinde hortum yerleşimleri de kolayca düzenlenebilir. Sabit kafa birinci kademeler ise genelde daha ufak yapıdadırlar, bu nedenle tercih edilebilir. Fakat bu sefer de hortum yerleşimlerine dikkat etmek gerekir. Hortum yerleşimi düşünülerek tasarlanmış, açılı gelen alçak-yüksek basınç çıkışlarının olduğu modeller tercih edilmelidir. Ne de olsa sırıtmızdan iki regülatör (ikinci kademe), iki manometre, BC kamçısı geliyor olacak. Bunların boynumuza, kolumuza, birbirine dolanmadan üzerimizde duruyor olması lazım. Eğer ki scuba dalışlarınızda kullandığınız regülatörünüz bu ihtiyaçları sağlıyorsa teknik dalışlarınızda da neden kullanmayasanız.


Dip gazındaki regülatöre BC kamçısı takacak mıyız? Diğer bir deyişle, BC'ye gelen gaz dip gazından mı gelmeli deko tüplerinden mi? Genel kullanımdaki tercih dip gazıdır. Her ne kadar dip gazımız daha pahalı olsa da (helyum ihtiva ediyorsa tabi) ve dipte daha fazla gaz soluyor olsak da en fazla gaz miktarı da bu tüplerimizde olduğu için BC 'ye gelen gazı dip gazından sağlarız. Deko tüplerindeki gaza dalışın sonuna doğru daha çok ihtiyacımız olacağı, herhangi bir acil durumda deko tüpünü çıkarmamız gerekebileceği gibi durumlardan dolayı deko tüpünden BC'ye gaz sağlamayız. Bunun bir diğer nedeni de eğer kuru elbise kullanıyorsak ve kuru elbise için ayrıca tüp almadıysak yanımıza, kuru elbiseyi deko tüpünden besleriz. Özellikle de Helyum ihtiva eden bir dip gazından beslememek isteriz. Helyum ihtiva eden bir dip gazından kuru elbiseyi beslememiz durumunda "skin rash" diye adlandırılan, deri üzerinde kızarıklıklarla belli olan dekompresyon rahatsızlığının riskini arttırmış oluruz. Bu gibi birçok küçük sebebin birleşmesiyle genel kullanım BC'ye dip gazından besleme yapmak yönündedir. Yine de unutmamak lazım; dalışa, koşullara, malzemeye göre farklı alternatifler kullanılabilir. Bu konuda önemli olan düzgün eğitim alıp risklerin farkında olmaktır.


Regülatör sistemlerimizdeki diğer bir ekipman ise manometrelerimiz. Öncelikle scuba dalışlarında kullanılan, nal kadar konsolları unutun. Konsollar çok yer kaplar ve teknik dalışlarımızda böylesi bir karmaşıklık istemeyiz. Onun yerine yanınıza dalış bilgisyarı haricinde yine de ihtiyaç duyuyorsanız mekanik derinlik ölçer/pusula alıp cebinize koymak kolunuza takmak daha doğru bir tercih olacaktır. Manometreyi ise her tüpe bağlamakta yarar var. Nasılsa izalatör manifold kullanıyorum diye düşünüp bir tüpe manometre bağlamak yanlış bir düşünce. Çünkü o izalatör manifold'un amacı acil durumda diğer tüpü kullanmaksa ve böyle bir durumda sizin manometre bağladığınız tüpte sorun varsa hiç bir anlamı olmayacaktır. Tabi yine de böyle bir seçim yaparsanız risk alıyorsunuz demektir. Riski bilerek alıyor ve yönetebileceğinize inanıyorsanız karar sizin, uzun yola herhangi bir sebeple yedek lastik almadan çıkmak gibi :)

Sırtımızdaki tüplere bağladığımız manometreler standart uzunlukta olmalı, teknik dalış için satılan kısa hortumlu manometreler deko tüpleri içindir.


Dip gazında kullanacağımız regülatörlerin birinci kademelerinden genel olarak bahsettik. İkinci kademede nelere dikkat etmek lazım? Tabi ki öncelikle birinci kademe ile aynı marka/model veya uyumlu bir model olmasına.

Ayrıca ikinci kademe hortumları standart dalışlarımızdan farklı olarak uzun (150-213 cm) tercih edilmelidir. Esas kullandığımız regülatörü 213 cm tercih ederek, acil bir durumda dalış eşimizle doğrudan solumakta olduğumuz regülatörü verebiliriz. Diğer regülatörü ise yine uzun 150 cm civarında seçebiliriz. Bu uzunluklar scuba dalışlarındaki ahtapot dediğimiz hortumlardan daha uzundur. Çünkü acil bir durumda regülatörümüzü arkadaşımıza vermek üzerimizdeki deko tüplerinden dolayı daha zor olacaktır. Şimdi akıllara standart uzunluktaki hortumlarla teknik dalış olmaz mı sorusu gelecektir. "Olmaz" demek yanlış, tabi ki olur. Ancak bu işin yani teknik dalışın da standartları bu yönde. Standartların standart olmasının arkasında genellikle birçok kazadan öğrenilmiş tecrübeler vardır. Konu yine risk alma meselesi, risk alıyor ve nasıl yönetebileceğinize dair hazırsanız karar size kalmış. Unutmamak lazım riskleri arttırdıkça yönetmesi de mümkün olmayabilir.


İkinci kademelerle ilgili bir diğer konu ise geliş yönleri. Bildiğiniz gibi çoğu regülatörün ikinci kademesi sağdan gelecek şekilde tasarlanmıştır. Hortumu solunuzdan getirirseniz regülatörü ters çevireceği için kullanamazsınız.

Aslında srıtımızdan gelen regülatörlerin ikinci kademeleri rahatlıkla sağımızdan gelecek şekilde yerleştirebiliriz. Yine de soldan gelebilen modeller de tercih edilebilir. Günümüzde teknik dalış için satılan regülatörlerin hortum girişleri birkaç ufak değişiklikle soldan kullanılabilir konfigürasyondadır. Eğer kullandığınız regülatör pilot valfli ise buna bile gerek kamadan direk soldan alabilirsiniz. Çünkü pilot valfli regülatörlerin ikinci kademesinde membran ve egzos yerleşimi kenarlardadır.




Bir regülatörü soldan solumak için bir diğer yöntem ise sviewel adı verilen, ikinci kademe hortum girişine takılan döner bağlantı aparatlarıdır. Bu bağlantı aparatları sayesinde regülatör hortumu dönebilir ve regülatör soldan alınabilir. Kimi teknik dalgıç bu yöntemi çok beğense de sviewel bağlantı aparatlarının güvenilir olmadığı ve sistemde zayıf nokta oluşturduğu yönünde de görüşler var. Bizim tavisyemiz sviewel kullanmaktan mümkün olduğunca kaçınmak olacaktır.

Deko Tüpleri Üzerindeki Regülatör Sistemi


Aslında yukarıda değindiğimiz bir çok konu burada da geçerli. Deko tüplerinde kullanılan regülatörler nispeten ekonomik modellerden seçilir. Soluma direnci anlamında performansın en üst seviyelerde olması beklenmez. Ne de olsa bu regülatörleri daha sığ derinliklerde kullanacağız. Deko tüplerine bağlı regülatörlerde soluma direncinden daha çok dayanıklılık performansı daha ön plandadır. Sağımızda-solumuzda tüplere bağlı duran deko regülatörleri daha çok darbe alabildiği için bu regülatörlerin daha uzun ömürlü, darbelere karşı daha dayanıklı olması tercih sebebidir.



Deko tüplerinin de her birine manometre bağlamamız gerekiyor tabi ki. Bu tüplerde kullanacağımız manometreler kısa yüksek basınç hortumları olabilir. Hatta sadelik anlamında tercih edilmelidir. Uzun hortumlarla olmaz mı, yine olur :) Deko tüpünün etrafına seçirdiğimiz elastik bantın arasına sıkıştırmak gerekir. Bir de piyasada, küçük hortum olmadan birinci kademeye bağlanan manomtreler de görebilirsiniz. Bunlar button manometre (düğme manometre) olarak da geçer. Aynı şekilde bu manometreler de kullanılabilir fakat belirtmek gerekir ki bunlar darbelere karşı daha korumasızdır ve çabuk bozulmalarıyla ünlüdür (en azından bugün için). Bu nedenle standart bir manometre ve kısa hortum tercih edilebilir.


Deko tüplerine bağladığımız regülatörlerde de yine DIN bağlantı çeşidi tercih edilmeli. Hortum uzunlukları ise standart hortumlar tercih edilebilir. Eğer kuru elbise için ayrıca bir tüp kullanmayacaksanız, en az kullanacağınız deko tüpünden kuru elbiseyi beslemek daha mantıklı olacaktır. Tüm hortumları, derli toplu birbirine karışmayacak şekilde düzenlemek, deko tüpünün etrafına geçirdiğimiz elastik bant vasıtasıyla sabitlemek önemlidir. Hortumların dalış sırasında salınmamaları gerekir. Özellikle kullanıp bıraktığımız bir tüpün regülatörünü geçirmeye üşenmemeliyiz. Bir deko tüpünü kullanmadığımız sırada regülatör sisteminde basınç olmalı fakat vana kapalı olmalı ki olası free flow'larda tüpün boşalması engellenmiş olur.


Deko tüplerinde regülatör seçiminde yukarıda da bahsettiğimiz sağdan-soldan gelme konusu daha önemli olacaktır. Sol tarafımıza bağlayacağımız tüplerdeki regülatörlerin ikinci kademesi soldan alınabilecek konfigürasyonda olursa daha konforlu bir dalış yapabiliriz. Aksi halde regülatör hortumu kavis alacağı için ağzımızda rahatlıkla tutamayız ama biraz konforsuz şekilde dalışlarımıza devam edebiliriz.


Regülatör sistemlerinde bir de nispeten yeni çıkan esnek örgü hortum (miflex) kullanılması mümkün. Bu hortumların avantajları ve dezavantajları var. En büyük avantajı çok esnek bir yapıda olması ve bükülmelere karşı çok dayanıklı olması. Ancak özellikle yükse basınç için kullanılan örgü hortumların çok daha ince olmasına karşı birkaç yıl içinde hata verdikleri bilinmektedir. Bu hortumlar o kadar incedir ki düğüm bile atabilirsiniz.


Dalış Bilgisayarı ve Derinlik Ölçer

Dalış bilgisayarı teknik dalış için yeni yatırım yapmanız gereken bir ekipman olabilir. Eğer elinizdeki dalış bilgisayarı belli özellikleri sağlamıyorsa yeni bilgisayar almak gerekcek. Teknik dalışlarda kullanacağınız dalış bilgisayarlarında dikkat etmemiz gereken bazı temel özellikler var;

  • Çalışma Derinlik limiti

  • Gaz karışım yetenekleri (Hava/Nitroks/Trimiks)

  • Algoritma Özellikleri (Buhlman/VPM-B/diğer)

  • Kaç farklı gaz desteği verebildiği

Öncelikle derinlik limitinin dalmayı planladığınız derinliklere uygun olması lazım. Onun haricinde bazı dalış bilgisayarlarının dayanabildiği derinlikle hesaplama yapabilme derinlikleri arasında fark olabilir. Örneğin; dalış bilgisayarı 200 metreye kadar dayanıklıdır ancak 100 metreye kadar hesaplama yapıyor olabilir. Bilgisayar seçerken bu özelliğe dikkat etmek gerekiyor.



Eğer başlangıçta çok yatırım yapmak istemiyorsanız, Trimiks özelliği olan bir dalış bilgisayarı almayabilirsiniz. Hava ve nitroks özelliklerini desteklemesi başlangıçta yeterli olabilir. Önemli olan bilgisayarın aynı anda hava + nitroks dalışı hesaplayabilmesidir. Bu da kaç farklı gaz desteği vermesi bilgisinden anlaşılabilir. Aynı zamanda karışım oranlarında da kısıtlar olabilir. Oksijen oranının yüzdesel olarak hangi aralıklarda değiştirilebildiği, yine dalış bilgisayarının özellikleri arasında üretici firmalar tarafından belirtilir. Nitroks için en az %21-%99 arasında oksijen oranının değiştirilebilir olması gerekir. Aynı zamanda da acil durum senaryoları da düşünülerek en az 4 gaza kadar destekleyen bir bilgisayar başlangıçta yeterli olacaktır. Teknik dalış konusunda ilerlemeye devam ederseniz daha esnek özelliklere sahip bilgisayarlara geçiş yapabilirsiniz.


Dalış bilgisayarı seçerken bir de bilgisayarın koştuğu algoritmaya da dikkat edilebilir. Genel olarak kullanılan algoritmalar; Buhlmann ve VPM-B algoritmalarıdır. Bu algoritmalara dair detaylara daha sonra değineceğiz. Kısaca belirtmek gerekirse her ikisi veya global olarak kendini ispatlamış bir markanın kullandığı algoritma başlangıçta yeterli olacaktır. İleri seviye dalış bilgisayarlarının bazılarında her iki algoritma da kullanılır. Hatta yedekli yapıda aynı anda ikisini de çalıştıran bilgisayarlarda dalışın herhangi bir anında birinden diğerine geçebiliyorsunuz. Bu bilgisayarlar çift işlemcili de olabiliyor. İşlemcilerden biri Buhlmann algoritmasını, diğeri VPM-B algoritmasını çalıştırır.


Tabi ki de dalış bilgisayarlarının; dijital pusula, açık hava basıncı ölçer, otomatik irtifa algılama, manyetometre gibi bir çok yan özellikleri de bulunur. Teknik dalışa ilk adımı atarken, eğer elinizdeki dalış bilgisayarı istediğiniz derinliklerde çalışıyorsa ancak karışım gaz hesaplamaları yapamıyorsa "Run Time" tablolarını kolunuzda bir slate'e vs yazarak da gerçekleştirebilirsiniz. Elinizdeki dalış bilgisayarını da Geyç moduna alarak derinlik ve süre takibi yapabilirsiniz. Bu yöntem çok sürdürülebilir olmayacaktır, tam teşekküllü bir teknik dalış bilgisyarıyla dalmak dalışlarınızı daha güvenli hale getirecektir.


Yardımcı Ekipmanlar

Scuba dalışlarında da kullandığımız bazı yardımcı ekipmanların teknik dalışlarda da yanımızda olmasına ihtiyaç duyabiliyoruz. Bunları kabaca listelersek;

  • Deko Şamandırası

  • Makara

  • Fener

  • Line Cutter veya bıçak




Deko Şamandırası, özellikle açık suda bir teknik dalış yapacaksanız, hem deko derinliğinizi korumak için hem de yüzeyde bekleyen teknenin sizin nerede olduğunuzu görmesi için faydalı bir ekipmandır. Deko şamandıralarını önceden planlayarak acil durum haberleşme aracı olarak da kullanabilirsiniz. Örneğin, yüzeyde sizi bekleyen tekneye (stand by dalgıca) "deko şamandırası gönderirsem bana deko tüpü gönderin" diye anlaşabilirsiniz. Hatta farklı acil durum ları anlatmak için farklı renklerde deko şamandıraları gönderebilirsiniz.


Deko şamandırasını yüzeye göndermek için bir makaraya da ihtiyaç duyacaksınız. Bu makara küçük bir parmak makarası da olabilir. Bunun dışında dalış sırasında batık penetrasyonu yapacaksanız, herhangi bir arama yapacaksanız, iniş/çıkış hattını kaybetmemek için de dipte makara kullanabilirsiniz.


Teknik dalışlarda her zaman yanınızda en az bir fener olmasında fayda var. Genelde teknik dalış yaptığımız derinliklerde güneş ışığı azalacaktır. Hatta Karadeniz gibi karanlık sularda dalış gerçekleştiriyorsanız yanınızda yedek fener bile olmalı. Bunun yerine bazı teknik dalgıçlar (genelde mağara dalışı disiplinlerini takip edenler) kafalarına bir baret alırlar ve bu baretin üzerine yerleştirebildikleri fenerleri kullanabilirler. Böylece elleri de boşta kalır.


Teknik dalışlarda üzerinizde çok fazla tüp, malzeme olmasından dolayı sualtındaki ağ, misina gibi cisimlere takılma ihtimaliniz artar. Bu sebeple yanınızda bunları kesebilecek kesiciler olması gerekiyor. Aksi halde çok basit bir sebepten sıkıntılı durumlara düşebilirsiniz. Eskiden daha çok dalış bıçakları kullanılırken günümüzde daha amaca yönelik ve verimli olan "line cutter" diye adlandırılan ekipmanlar kullanılır.


Genel Yaklaşım

Konu ekipman olunca, önünüzde her ekipmanda çok fazla seçenek ve tercih konusu çıkıyor. Bu ekipmanların fiyat seviyeleri de çok değişken olabiliyor. Bu sebeplerle, aynı scuba'da olduğu gibi tüm ekipman yatırımını en baştan yapmak doğru bir yöntem olmayabilir. Öncelikle ne istediğinizi ve kendinizi tanımanız lazım. Mağara dalışı mı yapmak istiyorsunuz, derin dalışlar mı daha çok ilginizi çekiyor gibi durumlara göre ekipmanlarınızdaki tercihleri daha doğru yapabilirsiniz.


Aynı zamanda ekipman konusunda nasıl konfigürasyonlar kullanacağınız da tercihlerinizi belirleyecektir. Ekipman konfigürasyonu başlı başına ayrı bir konu, ona da sonra değineceğiz. Burada en yaygın Hoghartian, DIR gibi konfigürasyonları uygulayabileceğiniz gibi kendi konfigürasyonunuzu da kullanabilirsiniz.


Her konunun sonunda belirttiğimiz gibi burada da doğru eğitim, amacı belirleme ve kendini tanıma ekipman tercihlerinde de size yol gösterecektir.


0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör